GÜNCEL HABERLER
Eskişehir'de söndürme çalışmaları sırasında 10 kahramanın şehit verildiği orman yangınında aktif görev alan Dorlion Arama Kurtarma (DAK) üyeleri, alevlerin içinde cehennem gibi bir ortamda kaldıklarını ve alanın yapısının büyük zorluğa sebep olduğunu ancak can güvenliğini ön planda tuttuklarını söyledi.
22 Temmuz 2025 tarihinde, Seyitgazi ilçesine bağlı Büyükyayla ve Fethiye mahallelerinde orman yangını çıktı. Ertesi gün Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesine bağlı Sarıcaova Mahallesi'ne sıçrayan yangını söndürme çalışmaları sırasında aniden yükselen alevlerin arasında kalan 5 orman personeli ve 5 AKUT gönüllüsü şehit oldu. Çıkışından yaklaşık 4 gün sonra ancak söndürülebilen yangında birçok kurum ve kuruluş sahada çalışmalara katıldı. Dorlion Arama Kurtarma (DAK) üyeleri de yangın bölgesinde aktif görev aldı. Zaman zaman alevlerin arasında kalan ve zor anlar yaşayan DAK üyeleri, ne gibi zorluklar yaşadıklarını ve nasıl tehlikeler atlattıklarını bir bir anlattı.
"Kendi imkanlarımızla yaklaşık 700 metre bir alanı söndürdük"
İlk görev noktalarının koordinasyon merkezinin sağ üst tepesi olduğunu söyleyen DAK Başkanı Erhan Önce, "Yangının ortasında kalan 2 arazöz, 1 greyder şoförü ve bölge müdürünün olduğu söylendi. Gittiğimizde hepsi sağdı, herhangi bir problem yoktu; fakat dumandan etkilenmişlerdi. Yardımda bulunduk ve güvenli bölgeye indirilmelerini sağladık. Sonradan kayıp olan greyder şoförünü de bulduk, o da güvendeydi ve sağlıklıydı, sadece dumandan etkilenmişti. Ona da su ve yemek yardımı yaptıktan sonra güvenli bölgeye indirdik. Daha sonrasında koordinasyon merkezine tekrar intikal ettiğimizde yeni görev istedik. Bu sefer de yangın bölgesinde, yani sıcak bölgesinde müdahale yapan arazöz şoförleri ve ormancı arkadaşlarımıza yine aynı şekilde ikmal yardımında bulunmak bizim görevimiz. Neticede biz bir arama ve kurtarma derneğiyiz. İlk hedefimiz arama ve kurtarma. Yangın ve orman yangınları konusunda illa ki eğitimlerimiz ve sertifikalarımız olmasına rağmen, ilk etapta bu işi ehillerine bıraktık; çünkü sıcak bölgede yangın çok büyüktü, kötüydü. Biz sadece ilk etapta onlara yardımda bulunduk. Daha sonrasında verilen görev neticesinde gece vakitlerinde söndürme ve soğutma çalışmalarına katıldık. Yine arazözlerle Denizli ekibiyle ortaklaşa çalıştık. Onlardan bize 2 arazöz verdiler. Hortum sererek, söndüre söndüre ortalama 700 metre bir alanı söndürdük" dedi.
"Örtü yangını tepe yangınına dönünce ekibimle orayı terk ettim çünkü herkesin güvenliği benden sorumlu"
İlk etapta 5 arkadaşıyla birlikte sahaya çıktıklarını, daha sonradan 2'nci ekibi çağırdıklarını ifade eden Başkan Önce, "Hedefimiz güvenli ve temiz bir çalışmaydı; fakat bizden sonra maalesef istenmeyen, üzücü olaylar gerçekleşti. Bizim müdahale ettiğimiz örtü yangını, tepe yangınına döndü. Ondan sonra ben alanı terk ettim çünkü ekibimin, herkesin güvenliği benden sorumlu. Keşke yaşanmasaydı böyle olaylar, ama yaşandı. Bu konuda çok üzgünüz. Arazözümüzdeki su bitince, alevlerin arasında kalmamak adına mecburen kendimi güvenli bölgeye intikal etmek zorunda bıraktım. Ben sürekli alevlerin içinde beklesem, suyun gelmesini, çünkü bölge sıkıntılı bir bölge ve neticesinde güvenli bölgeye ulaşmanız çok zorlaşacaktı. Bu sebeple, her suyumuz bittiğinde yeni su beklerken olay bölgesini terk edip arazözlerle birlikte geri çıktık. En büyük zorluk, alanın yapısı; yoksa yangından korkan insanlar değiliz. Çok üzülüyorum arkadaşlarıma, ailelerine başsağlığı diliyorum bu vesileyle. Kalanlara Allah sabır versin" şeklinde konuştu.
"Aşırı sıcak, cehennem gibi bir ortam, çok zor"
Birkaç gün önce hava sıcaklığının 42 dereceye ulaştığını hatırlatan ve alevlerin içerisinde büyük zorluk çektiklerinden bahseden DAK Üyesi Gökhan Atilla, şöyle konuştu:
"Alevlerin içinde bu, 2-3 kat daha fazla artıyor. Aşırı sıcak, cehennem gibi bir ortam, çok zor. Zaten kayalık, çıkması zor bir yerdi. Hortumlar ağır oluyor. Sarp bir bölgeye çıkıyorsunuz, çıktığınızda karşınızda devasa alevler oluyor ama profesyonel bir şekilde çalışma yaptık. Odunpazarı Arama Kurtarma (OBAK) ile birlikte sağlı sollu girerek çok büyük bir bölgeyi gece 01.00'a kadar söndürdük. Ertesi gün tekrar operasyon haberi geldiğinde, AKUT'çu arkadaşlarımızın kaybolduğu haberi geldi ve biz yine aynı, çok hızlı bir şekilde bölgeye giderken maalesef haberlerini aldık. Çok üzüldük, bizi moral olarak da bayağı düştük. Ailelerine, AKUT ailesine, ormancılara, hepimizin başı sağ olsun. Keşke olmasaydı, üzgünüz. İnşallah ülkemizde böyle olaylar bir daha yaşanmaz."
Eskişehir'de söndürme çalışmaları sırasında 10 kahramanın şehit verildiği orman yangınında aktif görev alan Dorlion Arama Kurtarma (DAK) üyeleri, alevlerin içinde cehennem gibi bir ortamda kaldıklarını ve alanın yapısının büyük zorluğa sebep olduğunu ancak can güvenliğini ön planda tuttuklarını söyledi.
22 Temmuz 2025 tarihinde, Seyitgazi ilçesine bağlı Büyükyayla ve Fethiye mahallelerinde orman yangını çıktı. Ertesi gün Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesine bağlı Sarıcaova Mahallesi'ne sıçrayan yangını söndürme çalışmaları sırasında aniden yükselen alevlerin arasında kalan 5 orman personeli ve 5 AKUT gönüllüsü şehit oldu. Çıkışından yaklaşık 4 gün sonra ancak söndürülebilen yangında birçok kurum ve kuruluş sahada çalışmalara katıldı. Dorlion Arama Kurtarma (DAK) üyeleri de yangın bölgesinde aktif görev aldı. Zaman zaman alevlerin arasında kalan ve zor anlar yaşayan DAK üyeleri, ne gibi zorluklar yaşadıklarını ve nasıl tehlikeler atlattıklarını bir bir anlattı.
"Kendi imkanlarımızla yaklaşık 700 metre bir alanı söndürdük"
İlk görev noktalarının koordinasyon merkezinin sağ üst tepesi olduğunu söyleyen DAK Başkanı Erhan Önce, "Yangının ortasında kalan 2 arazöz, 1 greyder şoförü ve bölge müdürünün olduğu söylendi. Gittiğimizde hepsi sağdı, herhangi bir problem yoktu; fakat dumandan etkilenmişlerdi. Yardımda bulunduk ve güvenli bölgeye indirilmelerini sağladık. Sonradan kayıp olan greyder şoförünü de bulduk, o da güvendeydi ve sağlıklıydı, sadece dumandan etkilenmişti. Ona da su ve yemek yardımı yaptıktan sonra güvenli bölgeye indirdik. Daha sonrasında koordinasyon merkezine tekrar intikal ettiğimizde yeni görev istedik. Bu sefer de yangın bölgesinde, yani sıcak bölgesinde müdahale yapan arazöz şoförleri ve ormancı arkadaşlarımıza yine aynı şekilde ikmal yardımında bulunmak bizim görevimiz. Neticede biz bir arama ve kurtarma derneğiyiz. İlk hedefimiz arama ve kurtarma. Yangın ve orman yangınları konusunda illa ki eğitimlerimiz ve sertifikalarımız olmasına rağmen, ilk etapta bu işi ehillerine bıraktık; çünkü sıcak bölgede yangın çok büyüktü, kötüydü. Biz sadece ilk etapta onlara yardımda bulunduk. Daha sonrasında verilen görev neticesinde gece vakitlerinde söndürme ve soğutma çalışmalarına katıldık. Yine arazözlerle Denizli ekibiyle ortaklaşa çalıştık. Onlardan bize 2 arazöz verdiler. Hortum sererek, söndüre söndüre ortalama 700 metre bir alanı söndürdük" dedi.
"Örtü yangını tepe yangınına dönünce ekibimle orayı terk ettim çünkü herkesin güvenliği benden sorumlu"
İlk etapta 5 arkadaşıyla birlikte sahaya çıktıklarını, daha sonradan 2'nci ekibi çağırdıklarını ifade eden Başkan Önce, "Hedefimiz güvenli ve temiz bir çalışmaydı; fakat bizden sonra maalesef istenmeyen, üzücü olaylar gerçekleşti. Bizim müdahale ettiğimiz örtü yangını, tepe yangınına döndü. Ondan sonra ben alanı terk ettim çünkü ekibimin, herkesin güvenliği benden sorumlu. Keşke yaşanmasaydı böyle olaylar, ama yaşandı. Bu konuda çok üzgünüz. Arazözümüzdeki su bitince, alevlerin arasında kalmamak adına mecburen kendimi güvenli bölgeye intikal etmek zorunda bıraktım. Ben sürekli alevlerin içinde beklesem, suyun gelmesini, çünkü bölge sıkıntılı bir bölge ve neticesinde güvenli bölgeye ulaşmanız çok zorlaşacaktı. Bu sebeple, her suyumuz bittiğinde yeni su beklerken olay bölgesini terk edip arazözlerle birlikte geri çıktık. En büyük zorluk, alanın yapısı; yoksa yangından korkan insanlar değiliz. Çok üzülüyorum arkadaşlarıma, ailelerine başsağlığı diliyorum bu vesileyle. Kalanlara Allah sabır versin" şeklinde konuştu.
"Aşırı sıcak, cehennem gibi bir ortam, çok zor"
Birkaç gün önce hava sıcaklığının 42 dereceye ulaştığını hatırlatan ve alevlerin içerisinde büyük zorluk çektiklerinden bahseden DAK Üyesi Gökhan Atilla, şöyle konuştu:"Alevlerin içinde bu, 2-3 kat daha fazla artıyor. Aşırı sıcak, cehennem gibi bir ortam, çok zor. Zaten kayalık, çıkması zor bir yerdi. Hortumlar ağır oluyor. Sarp bir bölgeye çıkıyorsunuz, çıktığınızda karşınızda devasa alevler oluyor ama profesyonel bir şekilde çalışma yaptık. Odunpazarı Arama Kurtarma (OBAK) ile birlikte sağlı sollu girerek çok büyük bir bölgeyi gece 01.00'a kadar söndürdük. Ertesi gün tekrar operasyon haberi geldiğinde, AKUT'çu arkadaşlarımızın kaybolduğu haberi geldi ve biz yine aynı, çok hızlı bir şekilde bölgeye giderken maalesef haberlerini aldık. Çok üzüldük, bizi moral olarak da bayağı düştük. Ailelerine, AKUT ailesine, ormancılara, hepimizin başı sağ olsun. Keşke olmasaydı, üzgünüz. İnşallah ülkemizde böyle olaylar bir daha yaşanmaz."
Olay, saat 20.00 sıralarında Kurtuluş Mahallesi Savtekin Caddesi üzerinde meydana geldi. İddialara göre; Porsuk Çayı'nın kenarında oturan M.A. (52) isimli adam, dengesini kaybederek suya düştü. Çırpınan şahsı fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Servis'e bildirdi. Suya düşen şahıs, kısa süre içerisinde gözlerden kayboldu. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis, sağlık, itfaiye, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Odunpazarı Belediyesi Arama Kurtarma (OBAK) ile Dorlion Arama Kurtarma (DAK) ekipleri sevk edildi. Şahsın bulunması amacıyla dalgıçlarla arama-kurtarma çalışmaları yapıldı. Ekiplerin yaklaşık 1 saat süren çalışması sonucunda, hayatını kaybeden adamın cansız bedenine ulaşıldı. Öte yandan, çok sayıda vatandaş o anları büyük bir endişeyle film izler gibi seyretti.
Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
Eskişehir'de Odunpazarı Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (OBAK) ve Dorlion Arama Kurtarma Ekibi (DAK) tarafından depremle ilgili farkındalığı oluşturmak amacıyla stant kuruldu.
Eskişehir'de Odunpazarı Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (OBAK) ve Dorlion Arama Kurtarma Ekibi (DAK) tarafından depremle ilgili farkındalığı oluşturmak amacıyla stant kuruldu.
Stant, Hamamyolu Caddesi üzerinde bulunan Yediler Parkı'nın girişinde kuruldu. Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin 2'inci yıldönümünde açılan stantta, afet bölgelerindeki çalışmalarla ilgili fotoğrafların yer aldığı bir sergi düzenlendi. Soru ve cevap etkinliğinin de yapıldığı standa, günün anlam ve önemi itibariyle çok sayıda vatandaş ilgi gösterdi.
DAK ve OBAK işbirliğiyle açılan standı İz Derneği de ziyaret etti. Dernek üyeleri, vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla broşür dağıtımı yaptı.
Eskişehir'de günlerdir aranan kayıp Erdal Yıldız’ın cesedi Porsuk Çayı’nda bulundu. İşte o ayrıntılar...
Eskişehir'de 4 gündür kayıp olarak aranan Erdal Yıldız’ın (40) cesedi, dalgıçlar tarafından Porsuk Çayı’nda bulundu.
Odunpazarı ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi’nde oturan iki çocuk babası Erdal Yıldız’dan 4 gün önce çalıştığı restorandan çıktıktan sonra haber alınamadı. Ailesi eve gelmeyen Yıldız’ı çevrede yaptığı aramalarda bulamayınca polise kayıp başvurusunda bulundu. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü başvuru üzerine Erdal Yıldız’ın bulunması için çalışma başlattı. İncelenen cep telefonu kayıtlarında Yıldız’ın son olarak Porsuk Çayı’nın Atatürk Caddesi’nden geçen bölümünde görüldüğü tespit edildi. AFAD’ın yanı sıra AKUT, DAK, İHH, itfaiye ve polis ekiplerinin çay kenarında yaptığı aramalardan sonuç alınamadı. Yıldız’ın düşmüş olabileceği ihtimali üzerine suda yapılan ikinci gün aramalarında cansız bedeni dalgıçlar tarafından bulundu. Sudan çıkarılan Yıldız’ın cesedi savcılık ve polis ekiplerinin incelemesinin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için hastane morguna kaldırıldı.
Eskişehir'de 4 gündür kayıp olan Erdal Yıldız'ın cansız bedeni, Porsuk Çayı'nda bulundu.
Tepebaşı ilçesinde bulunan bir restoranda çalışan 2 çocuk babası 40 yaşındaki Erdal Yıldız'dan, 7 Aralık'tan bu yana haber alınamıyordu. Kaybolduğu gün gece 02.30 sularında iş yerinden ayrılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Yıldız'ın bulunması için İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekiplerince çalışma başlatıldı. Kamera kayıtlarında en son Kırmızıtoprak Mahallesi'nden geçen Porsuk Çayı kenarına indiği görülen Erdal Yıldız'ın bulunması amacıyla dün gün boyu dalgıçlar tarafından çay içinde arama yapıldı. Havanın kararmasıyla sona eren çalışmalar, bugün öğle saatlerinden itibaren tekrar başlatıldı.
Eskişehir İl Afet Ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Arama Kurtarma Derneği (AKUT) ve Dorlion Arama Kurtarma (DAK) ekiplerince Porsuk Çayı'nda dün arama yapılan noktanın ilersinde tekrar başlatılan çalışmalar sonucunda saat 17.30 sularında Erdal Yıldız'ın cansız bedenine ulaşıldı. Yıldız'ın intihar ettiği ihtimali üzerine duruluyor.
Eskişehir'de yaklaşık 3 gündür kayıp olan Erdal Yıldız'ın kamera kayıtlarında son görüldüğü yer olan Porsuk Çayı'nda dalgıçlar tarafından arama yapıldı. Saatlerce süren çalışmalara havanın kararması nedeniyle ara verildiği ve yarın devem edileceği öğrenildi.
Tepebaşı ilçesinde bulunan bir restoranda çalışan 2 çocuk babası Erdal Yıldız (40), 7 Aralık 2024 tarihinde gittiği işinden saat 02.30'da ayrıldı. Gültepe Mahallesi'nde ikamet ettiği evine geri dönmeyen adamdan bir daha haber alınamadı. Son olarak kaybolduğu gece 04.15 gibi bir mesajlaşma uygulamasında aktif olarak görünen Yıldız'la ilgili arama çalışması başlatıldı. Eşinden ayrıldığı ve borçları olduğu belirtilen adamın, kamera kayıtlarına en son Porsuk Çayı'nın Kırmızıtoprak Mahallesi'nden geçen kısmında yansıdığı tespit edildi.
Eskişehir İl Afet Ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Arama Kurtarma Derneği (AKUT) ve Dorlion Arama Kurtarma (DAK) ekiplerince Porsuk Çayı'nda arama çalışması başlatıldı. Çalışmalarda, dalgıçların sualtı araştırması yaptığı görüldü. Çalışmaları yerinde takip etmek için bahse konu noktaya gelen Eskişehir İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, ekiplerden bilgi aldı. Havanın kararması nedeniyle arama çalışmalarına ara verilirken, yarın devam edeceği öğrenildi.
Kayıp gencin, Kent Ormanı'nda bisikleti ve botu bulunmuştu, Eskişehir'de geçtiğimiz günlerde 28 yaşındaki Enes Kanmaz aranıyor...
Eskişehir'de geçtiğimiz günlerde kaybolan 28 yaşındaki adam için bisikletinin ve botunun bulunduğu Kent Ormanı'nda başlatılan arama çalışmaları sürüyor.
Edinilen bilgilere göre, 15 Eylül 2024 tarihinde saat 10.30'da evden ayrılan Enes Kanmaz (28) kayboldu. Evine geri dönmeyen Kanmaz için yakınlarının 112 Acil Çağrı Merkezi'ne (AÇM) ihbarda bulunması üzerine arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Bu çerçevede, Kanmaz'ın babası tarafından Odunpazarı İlçesi Kent Ormanı'nda mescidin olduğu bölgede kayıp şahsın bisikletinin ve botunun bulunduğu bildirilen alan ile çevrelerinde arama yapmak üzere ekipler saat 14.30'da bir araya geldi. Çalışmalara jandarma, itfaiye, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Arama Kurtarma Derneği (AKUT) ve Dorlion Arama Kurtarma (DAK) ekipleri katılım sağladı.
Enes Kanmaz'ı bulmak için başlatılan arama kurtarma çalışmaları an itibariyle devam ediyor.
Dorlion Arama Kurtarma (DAK) üyelerine Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğünce Orman Yangınları Gönüllüsü teorik ve uygulamalı eğitimi verildi.
Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 22 kişilik Dorlion Arama Kurtarma ekibine, Orman Yangınları Gönüllüsü teorik ve uygulamalı eğitimi verildi. Eğitim, Eskişehir Kocakır Orman İşletme Müdürlüğü’nde verildi. DAK üyelerine, alevlere nasıl mücadele edilmenin çeşitli yolları, yangın hortumu toplama ve açma gibi temel ama etkili konularda eğitim verildi. Eğitime Eskişehir Orman İşletme Müdürü Sayın Doğan Kiraz’da katılarak bilgi verdi. Eğitim sonunda katılımcılar ve Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleriyle hatıra fotoğrafı çekindi.
Eskişehir’de bedeni parçalanmış olarak bulunan Nazmi Önal ile aynı kanepede yıllarca beraber uyuyan ve cenazesine katılan kardeşi M.Ö., JASAT ekipleri tarafından cinayet işlediği gerekçesiyle gözaltına alındı.
Alınan bilgiye göre, Tepebaşı ilçesi Yörükakçayır Mahallesi’nde annesi ve kardeşi ile birlikte oturan Nazmi Önal, 27 Eylül 2023 tarihinde kaybolmuştu. Şizofreni hastası olduğu iddia edilen Önal, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Jandarma, AKUT, Dorlion Arama Kurtarma, AFAD gönüllülerinden oluşan 50 kişilik ekip tarafından kaybolduğu ilk günden itibaren arandı. Kaybolduktan 25 gün sonra Nazmi Önal’a ait olduğu iddia edilen bedeninden ayrılmış kafa ve bacaklar, bir kadın tarafından köy merkezinde bulunmuştu. Olay yerine gelen jandarma ekipleri yaptıkları çalışmada kafatasını ise bacağın bulunduğu bölgenin 15 metre ilerisinde bulmuştu.
JASAT EKİPLERİ OLAYI AYDINLATMAK İÇİN AİLE BİREYLERİNİ YAKIN TAKİBE ALDI
Köy merkezinde Nazmi Önal’a ait parçalar otopsisi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Olayla ilgili Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Başlatılan ve gizli yürütülen çalışmalarda ekipler, Nazmi Önal’ın cinayete kurban gittiği tespit etti. Bunun üzerine aile bireyleri yakın takibe alındı. Ekipler, cinayeti Nazmi Önal ile birlikte yaşayan kardeşi M.Ö.’nün işlediğini belirleyerek zanlıyı gözaltına aldı.
ÖLDÜRDÜĞÜ AĞABEYİ İLE YILLARCA BERABER UYUMUŞ
JASAT tarafından gözaltına alınan M.Ö., İhlas Haber Ajansı'na 30 Aralık’ta ağabeyi ile yaşadığı odayı göstererek, bir odanın içinde bulunan iki kanepeden birinde ağabeyi ile ikisinin senelerdir beraber yattığını anlatmış, diğerinde ise annesinin uyuduğunu söylemişti.
ŞÜPHELİNİN YAKALANMASI ÇAĞRISINDA BULUNMUŞTU
Cinayetin yaşandığı köye 30 Aralık 2023 tarihinde giden İhlas Haber Ajansı ekibi, gözaltına alınan şüpheli M.Ö. ile özel röportaj yapmıştı. M.Ö. ağabeyini öldüren şüphelinin yakalanmasını istediğini kameralara söylemişti. Olay sonrasında annesini de huzurevine yerleştiren şüpheli köyde bulunan evde tek yaşamaya başlamıştı.
CENAZESİNE KATILIP DUA ETTİ
Nazmi Önal’ın bulunan uzuvları otopsi sonrasında aileye teslim edildi. 4 Ocak 2024 tarihinde köyde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Nazmi Önal’ın cenaze namazını ise küçük kardeşleri Mehmet Önal kıldırdı. Yine şüpheli olarak gözaltına alınan M.Ö.'nün, ağabeyinin cenaze namazına katılıp mezarlığa tabutunun arkasında gitme anları kameralara yansımıştı. Ağabeyini toprağa veren şüpheli M.Ö., evine dönerek tek başına yaşamaya başladı.
JASAT tarafından gözaltına alınan şüpheli kardeş M.Ö.’nün ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Jandarma ekipleri tarafından ifadesi alınacak olan M.Ö.’nün ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.